Dünyanın Son Günü

Bir üniversitede, profesör derse şöyle başlamış:
– Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?
Öğrenciler tek tek yazmaya başlamışlar..
– İbadet eder, Tanrı’dan günahlarımı affetmesini dilerdim.
– Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım.
– Ailemle vakit geçirirdim.
– Anneme veya babama giderdim.
– Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım.
– Barbekü partisi yapardım.
– Sevgilimle son ana kadar sevişirdim.
– Tüm sevdiğim yemekleri yerdim.
– Yatar uyurdum.
– Ormanda son defa dolaşırdım.
– Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim.
– Akşam yıldızları seyrederdim.
– En sevdiğim yemeği hazırlar, tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim.
– Piknik yapardım.
– Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider, orada ölümü beklerdim.
– Üzdüklerimi arar, özür dilerdim.
Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış. Sonra gülerek sınıfa dönmüş ve demiş ki:
– Bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı?..”

Gerçekten hocanın dediği gibi bunları yapmak için, içimizden geçenleri yapmak için dünyanın son günü olması, yada bir bahane olması şart mı ?
Bence hiçbirşeyi ertelememek lazım, her günü hayatının son günü olacakmış gibi yaşamalı insan..

Genel olarak web üzerine yoğunlaşan, gaza gelmek için müzik dinleyen, amatör olarak resim çekmeye çalışan, bir yandan özel bir şirkette çalışıp, diğer yandan da okumaya devam eden sıradan bir ölümlü. He bide buraların sahibi.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.