Büyük Gün 10 Mayıs(mış)

Ben aslında daha bir erken bekliyordum. Hani tamam bugün ayın 18’i zaten bugün yarın değil de, ne bilim ayın 1’ine yakın bir tarih bekliyordum. Ama bugün telefon açıp “sizinkiler 10’u gibi belli olacak” lafını duyunca bu ümidim gitmiş oldu. Bu heyecanı bir 10 gün daha ertelemiş oldum. Yani yaklaşık bir 2o günüm var öğrenmeye. Hatta 3 hafta diyeyim düz hesap. Bu cuma değil bir daha ki cuma’nın askerden önceki son iş günüm olacağını düşünürsek 1 hafta/10gün heyecanla bekleyeceğim vaktim olacak. Neyi beklediğimi de bir önceki cümle de anlamışsınızdır diye tahmin ediyorum. Bilen biliyor da elbet bilmeyen de vardır. Beni tanıyıp ta duymayan olacağını sanmıyorum da hani olur ya google amca vasıtasıyla beni bulmuş, şu anda da bu yazıyı okuyan ve tanışmamakta da ısrar eden biri varsa diye yazayım dedim bunu. Hoş yazmasam da olurdu, azıcık merak eder, sonra belki bunun ne olduğuyla alakalı soru bile sorabilirdi ama vaktim de varken 2 satır yazıyı kimseye esirgemiyim dedim. Zaten bayadır yazmıyorum, yazmışken eksikte olmasın. Bu açıklamayı yaparken bile bu kadar saçma yazmaya devam ediyorum ya helal valla bana.
Neyse..
Tecilimi bozdurduğumdan askere gideceğim ve 10 Mayıs’ta sülüs’ümü alacağım ve acemiliğimi nerede yapacağım belli olacak.
Ama ayın 10’u nasıl gelecek bilmiyorum.
İş yaşamımı bilen bilir, yalan yok çok sıkılıyorum bu aralar. Etrafıma da fazlasıyla belli ediyor olabilir. Zaten tanıyanlar da bilir, içimde birşey varsa bunu saklamam. Tamam bazen kötü sonuçlar doğurabilir, ama yapacak birşey yok. Neyse o. Gizlemem birşeyi. İstesem de beceremem zaten çoğu zaman.
Ee aşk hayatımda da bir cacık yok. Hoş olmasın da zaten. Askere gider ayak sevgiliyle falan uğraşacağımı sanmıyorum. Hoş ben uğraşırım gene ama olmasa daha hoş olur gibi. (Eğer bu yazıyı okuyan ve bana olan aşkını itiraf edecek olan biri varsa bu üstteki 2-3 cümleyi yok sayıp bana ilan-ı aşk edebilir. Bende kabul ederim belki ve çok güzel bir geleceğe yelken açarız birlikte. Belli olmaz.)(Ayrıca sen erkek adamsın kızdan mı ilan-ı aşk etmesini bekliyorsun diyorsanız, merakınızı gidereyim ve ‘Evet, bekliyorum’ diyim. İlla erkekler bunu söyleyecek diye birşey yok, hele karşınızdaki erkek bensem gereğinden çok, hatta sonsuza kadar bekleyebilirsiniz. O yüzden siz siz olun bana olan sevginizi çekinmeden söyleyin. Ters tepki vermem, tepkisiz de kalmam. Ama bende seni demeyebilirim. Tabi kim olduğuna bağlı. Gidip te şimdi taş gibi bir hatun çıkarsan saf gibi ‘yok ben seni sevmiyorum’ demek yerine ‘yıllardır seni hayal ediyorum bebeğim, bende seni çok seviyorum(!?)’ diye bir beyaz, pembe, gri, mor yalan uydurabilirim.)
Bu arada konuyu en son nereye getirmişim ya. Hiçbir zaman başladığım yada planladığım gibi gitmiyor konular. Aklıma şaşı sarışın geldi birde şu anda zaten ve bunu da sizinle paylaşmak istiyorum. Hatta 9 Nisan Cumartesi akşamı saat 19.50 sularında Beşiktaş’tan 110 (kadıköy-taksim) otobüsüne binen ve 20.15 civarında taksim’deki burger king önünde telefonla karşısındaki kişiye ‘Geldim ama seni göremiyorum.’ diyen sarı saçlı arkadaşla tanışmak istiyorum. O gün üzerinde yeşil bir mont ve omzunun üstünde yanılmıyorsam 2 yıldız vardı. Saçın arkadan topluydu. Çok fena süzdüm seni ama konuşamadık. Hatta azıcık dalga da geçtim affet ama şaşısında sanırım. Bu yazıyı sen yada bir tanıdığın okuyorsa bul beni şaşı sarışın. Seninle oturup birşeyler içmek isterim. 😀 Hiç ümidim yok bu kişiyi bulma konusunda ama aklıma geldi yazayım dedim. Hiç belli olmaz bu işler sonuçta. Ne alaka bilmiyorum ama ‘Söz uçar yazı kalır’ demek istiyorum.
Ve yoruldum sonra devam ederim saçmalamaya.
Öptüm sizi, Saygılarımla efenim.

Genel olarak web üzerine yoğunlaşan, gaza gelmek için müzik dinleyen, amatör olarak resim çekmeye çalışan, bir yandan özel bir şirkette çalışıp, diğer yandan da okumaya devam eden sıradan bir ölümlü. He bide buraların sahibi.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.