18. ve 19. Cuma

Belki çoğu kişi için bir şey ifade etmeyen, sıradan bir cuma olacak yarın.
Yani 2011 senesinin 19. cuması..
Geçen sene sorulsa bana da birşey ifade etmeyecekti aslında..
Hatta bu sene başladığında sorsalar gene durum aynıydı..
Belki bu hafta başında bile durum farklı olmazdı, çünkü yarını önemli yapan asıl gün bugündü. Birkaç gündür askerlik şubesiyle süregelen onların bana sen öğrencisin, tecillisin diye ısrar etmesi, benim ise hayır askere gideceğim ve ocak ayında bununla ilgili dilekçe verdim şeklindeki itirazlarım sonucunda yarın sülüs ümü elime alacağım sonunda.
Aslında gideceğim yer ve zaman belli gibi birşey. Başlıkta dediği 18. cuma ‘nın önemi de buradan geliyor zaten. Geçen hafta eve geldiğimde birden e-devlet’e bakasım gelmişti, bir umut acemi birliğim belli olmuş olabilir diye. Bir yerde okuduğum yazıya göre 6Mayıs’ta e-devlet üzerinden yayınlanacaktı çünkü bu bilgiler. Bende baktım ve o ana kadar henüz bir sınıflandırmaya tabi değilsiniz yazısı yerine, 15. Piyade Eğitim Tugayı Çavuş Eğitim Tabur Komutanlığı / Samsun yazısı vardı. Bir anda 18. Cuma aşırı derecede önem kazanmıştı hayatımda bu olay sonucunda. Değişik bir duyguydu, birden bire başlayan telefon trafiği herşeyi unutturmuştu o akşam bana. Bütün gündemim bir anda Samsun’daki acemi birliğim olmuştu. Birde Samsun’daki bu yerin diğer yerlere göre biraz daha rahat olduğunu duyunca daha mutlu olmuştum. Zaten çok fazla dert etmeden, rahat bir şekilde gitmeyi düşündüğüm askerliğime böyle güzel bir yerde başlayacağım için, şansım bana yardımcı olduğu için daha bir mutlu olmuştum ve artık gideceğim için (bana göre) aşırı dert eden annem başta olmak üzere sevenlerim de biraz olsun rahatlamıştı.
Neyse 18. cumayı kısaca böyle bir şekilde atlatmıştık..
Diğer hafta içinde askerlik şubesine bu evrakları almak için gittiğimde belgelerin 13’ünden yani 19.Cuma’dan sonra verileceğini söylemişlerdi. Bende tamam diyip bekleyelim o zaman dedim o lafı duyduktan sonra. Fakat çarşamba günü şubeye annemin birşey sormak için telefon açmasıyla olaylar bambaşka bir boyut kazandı. Yüzüme güldüğünü sandığım şansım bu sefer ters işlemiş olacak ki telefonun askerlik şubesi tarafından gelen ses benim tecilli olduğumu, askere gitmek için başvurmadığımı söylüyordu. E doğal olarak annem itiraz ediyor buna ve sonra evraklarımdan bazılarının kayıp (!) olduğu telefonun diğer ucundan duyuluyordu. <Evet gerçekten çok şanslıyım dimi. 🙂 > Sonrasından telefonu kapatıp, 10-15 dakika sonra tekrar aramasını söylüyorlar ve aradan geçen bu sürede eksik evraklarımı buluyorlardı. Diğer gün benim şubeye gidip evraklarımı alabileceğimi söyleyip, yeniden açılan telefonu kapıyordu karşıdaki ses.
Sonrasındaki gün ben şubeye gittiğimde de bu sefer bilgisayar’daki sistem hata veriyordu sevk evraklarımı yazıcıdan çıkarmak üzereyken. Neymiş efendim ben öğrenci olduğum için sevk evrakları verilemiyormuş. Ama şansa bak ki e-devlet’te düştüğüm yer bile belliydi, tarihi falan herşeyiyle.
Hata veren ekrana baktığımda yanlış görmediysem açıköğretimin benim adıma tecilimi ’14 yılına kadar tekrardan uzatmış olduğunu gördüm. Hemde ben istemezken böyle birşeyi, harclarımı bile tam yatırmamışken üstelik. Ya normal kişiler yatırmayınca anında şubeden haber gelir, öğrenci değilsiniz, öğrenciyseniz gelip bildiriniz diye, bende tam tersi oluyor üstelik vermiş olduğum dilekçeler falan görmezden gelinerek. Hayır anlamıyorum en başta ne güzel yüzüme gülen şans, sonlara doğru neden gülmeyi bırakıyor. Tek bu olayda değil, hep böyle bir şansızlık var zaten ama neyse..
Bu hataya karşı şubede bulunan kişiler dilekçe yazıp durumu anlatıyorlar evraklarımı alabilmem için. Sonunda onlar da anlıyor herhalde ne kadar gitmek istediğimi de bunu yapıyorlar. Fakat bu sefer de karşıdan bir cevap gelmiyor saatlerce. Eve geçiyorum, telefonla arıyıp duruyorum fakat cevap yok. Bekliyoruz öyle boş boş derken saat 16.15 civarı mutlu haber geliyor. Diğer gün, yani 19. Cuma’da sevk evraklarımı alabileceğimi söylüyorlar. Bende yarın gidip inşallah hayırlısıyla evraklarıma kavuşup, inatla gitmek istediğim askerliğime yada başka bir deyişle askerlikten sonraki planlarıma bir adım daha yaklaşmış olacağım.
19. Cuma’nın hikayesi de bu işte kısaca..

Bu arada bazen düşünmüyor değilim, kendimi gerçekten bu kadar zorla askere aldırmamın gereği varmı diye ama sonrasında çok düşünmek yaramaz diye geçip gidiyorum. Bakalım hayırlısıyla gider gelirim inşallah..
Birde gitmeden aramasını, görüşmek istediğim ama artık inatla aramayacağım kişiler var. Çok merak ediyorum kaç tanesiyle görüşebileceğim/konuşabileceğim.
Sevgilerle..

Genel olarak web üzerine yoğunlaşan, gaza gelmek için müzik dinleyen, amatör olarak resim çekmeye çalışan, bir yandan özel bir şirkette çalışıp, diğer yandan da okumaya devam eden sıradan bir ölümlü. He bide buraların sahibi.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.